Wednesday, February 26, 2014

KÜÇÜK KIRMIZI TAVUK




kucuk kirmizi tavuk 1
Zamanın birinde bir çiftlikte kırmızı ibikli küçük bir tavuk yaşarmış.

Tavuk kendi yiyeceğini kendi bulur ve bu güzel çiftlikte çok mutlu bir

hayat yaşarmış. Bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha

çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği

için arkadaşlarından yardım istemiş:

- Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek ?

Ördek cevaplamış:

- Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim.

Buğday yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar

buğday alırsın.


Domuz oradan seslenmiş:

- Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın alırım.

Fare hemen atlamış:

- Ben buğday ekiminden anlamam ancak kahve ekmek için gereken parayı

sana borç verebilirim, sonra ödersin.


Ticaretten ve tarımdan anlamayan kırmızı ibikli şirin tavuk, bu sözler

sonrasında kahve ekmeye karar vermiş ve buğdaydan vazgeçmiş. Ancak

kahve nasıl ekilir bilmediğinden yine yardım istemiş:

- Kahve ekmek için kim bana yardım edecek ?

Ördek:

- Ben yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken

gübreyi sana satabilirim demiş
.

Domuz:





kucuk kirmizi tavuk 2


- Ben kahve yetiştirmekten anlamam ancak kahveleri zararlı böceklerden

korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım demiş.


Fare de:

- Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç olarak veririm

demiş. Sonunda kırmızı ibikli tavuk çalışmaya başlamış, çalışmış

çalışmış. Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha

çok gübre ve ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz sonunda çok zengin

olacağını hayal ederek sabretmiş. Ve sonunda hasat zamanı gelmiş ve

gerçekten de tavuk çok miktarda ürün elde etmiş, kendisine yol

gösteren arkadaşlarına seslenmiş:

- Kahveleri satmama kim ardım edecek?

Ördek:

- Ben yardım edemem, ancak kahveleri işlemek ve paketlemek için benim

fabrikama getirmelisin.


Domuz:

- Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen kahve ektiği için kahve

fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez.


Fare:

- Ben bu işlerden anlamam, ayrıca artık sana verdiğim borçları ödemen

lazım.
 



Sonunda kırmızı ibikli küçük tavuk gerçeğin farkına varmış ve

buğday yerine kahve ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış, çünkü

borç içinde imiş ve yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek

için yine yardım istemiş:

- Yiyecek bir kaç lokma bulmama kim yardım edecek ?

Ördek:

- Ben yardım edemem, senin hiç paran yok.

Domuz:

- Ben de yardım edemem, zaten herkes kahve ektiği için buğday eken

kalmadı, yiyecek yok.


Fare:

- Ben yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para

yerine senin tarlanı almak zorundayım, iyi bir tavuk olursan, belki

senin o tarlada boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday

yetiştirmene izin verebilirim.


Şimdilerde bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık farenin olan

eski tarlasında buğday yetiştiriyor ve karnını doyurmaya çalışıyor.

------------------------------------------------------------

Kaynak : İngiltere de ilkokullarda okuma kitabı olarak okutulan 'The

Little Red Hen' kitabından alınmıştır. Acı bir hikaye, kısa, basit...

Adamların dünyanın en sömürgecisi olmasına şaşmamak lazım, ilkokuldan

başlıyorlar ...









No comments:

Post a Comment